21 Ağustos 2018 Salı Üyelik | Site Haritası
English



CE İşareti Zorunluluğu


6 Mart 1995 tarihinde Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararının 8-11.maddelerinde, ticarette teknik engellerin kaldırılmasına dair mevzuatın, söz konusu kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde uyumlu hale getirilmesi öngörülmüştür. Türkiye,değinilen geçiş süresi içinde Topluluk müktesebatına uygun hale getirilmiş,bir anlamda belgelendirilmiş Topluluk ürünlerinin ithalatını engellemeyecektir.Hatta, 31.12.2000 tarihine kadar mevzuat uyumu gerçekleştirilmesi için geçiş döneminin sona ermesi dahi beklenmeyecek,Türkiye münferit olarak uyumlaştırdığı AT düzenlemelerini uygulamaya koyabilecektir.Bu düzenlemeye tabi ürünler Topluluk ürünleri gibi aynı muameleyi görebilecek,Topluluk ürünü sıfatıyla serbest dolaşıma konu edilebilecektir.

Nitekim ticarette teknik engellerin kaldırılmasına dair Topluluk mevzuatının listesi ile bu mevzuatın Türkiye tarafından uygulama kurallarını ve şartını belirleyen 2/97 sayılı Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Kararında,”Listedeki mevzuatta, Topluluğa veya ortak pazara ait topraklara yapılan atıflar,1/95 sayılı Kararın amaçları gereğince,Türkiye Cumhuriyeti toprağını da kapsayacak şekilde anlaşılacaktır” tarzında bir düzenlemeye yer verilmektedir.

Ticarette karşılaşılan teknik engellerin kaldırılması maksadıyla AT Konseyinin 07.05.1985 tarihinde kabul edilen Yeni Yaklaşım Kararı (The Community’s New Approach Legislation) kapsamındaki Direktiflerin belirlediği temel güvenlik gereklerine uyan 21 ürün grubuna dahil ürünlerin üretimi ve piyasa arzı için gerekli olan teknik özellikler ihtiyari standart konumunda fonksiyon ifa etmek üzere alınmıştır. Diğer bir ifadeyle, AT’da harmonize edilmiş ulusal standartlar zorunluluk konumundan çıkarılmıştır.Zorunluluk hali sadece Direktifler için geçerli kabul edilmiştir.Haliyle,ulusal düzeyde merkezi ve mahalli otoriteler, harmonize edilmiş AT standartlarına uygun olarak üretilen ürünlerin,Direktifler tarafından belirlenen temel gereklere uygunluğu varsayımını görmemezlikten gelemez.Örneğin;makine imalat sanayiinde tüm makinelerin taşıması gereken asgari güvenlik şartları  (89/392/EEC,91/368/EEC,93/44/EEC değişikliği ile) 98/37/EC,98/79EC Direktiflerinde belirtilmiş; bu makinalara ilişkin teknik özellikler,detaylandırma, standartlarda dercedilmiştir. Diğer bir anlatımla,ayrıntılı tanımlamalar getiren teknik özellikler makinaların piyasaya arz edilmesi için gerekli sayılmamıştır.Yeterlilik şartı Direktifler kapsamı ile sınırlı tutulmuştur.
 
 Yeni Yaklaşım Kararı çerçevesinde yayınlanan Direktiflerin içeriğinde;ürünün tanımı,taşıdığı riskler,sahip olması gereken asgari güvenlik koşulları,uygunluk değerlendirme prosedürleri ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir.Bu kapsamda Community Europe (CE) işareti,Direktiflere uygunluğu sembolize etmektedir.Başka bir deyişle,söz konusu ürünün belirlenen sağlık,güvenlik,tüketicinin ve çevrenin korunmasına yönelik gereklere uygun olarak üretildiği,böyle bir uygunluğu taşıdığını göstermek üzere Topluluk işareti taşımayı hak ettiğini vurgulamaktadır.Buna rağmen tüketicinin korunması açısından ifadesi bir kalite güvence belgesi anlamı içermediği halde,malların serbest dolaşımı açısından bir çeşit pasaport görevi üstlenmiş olmasıdır.Bu nedenledir ki,bir ürünün CE işareti taşıyarak piyasaya arz edilmesi konusu sorumluluk doğrudan üreticiye yüklenmiştir.Üreticinin,Topluluk dışında bulunması halinde sorumluluk ithalatçı firmalar tarafından yerine getirilmesi mecburi addedilmiştir.At standartları anılan Direktifler kapsamında bulunan ürünleri risk gruplarına ayırmak suretiyle,bu işareti üreticilerin alabilmesi için çeşitli alternatifler sunmuştur.Bunlar düşük risk grubuna giren ürünlerde CE işareti üreticinin vereceği uygunluk beyanı ile piyasaya arz edilebilirken,yüksek risk grubuna giren ürünlerin AT tarafından  tanınmış ve Topluluk Resmi Gazetesi(OJEC)’nde ismen yayınlanmış onaylanmış kuruluşlar (NOTIFIED BODIES) eliyle test edilmesi şart koşulmuştur.Söz konusu kuruluşların düzenlediği uygunluk belgesine göre üretici firmanın CE işareti kullanabilmesi mümkün kılınmıştır.

 Bunun dışında eğer üreticiler anılan direktifler yerine CEN (Avrupa Standardizasyon Komitesi) veya CENELEC (Avrupa Elektroteknik Komitesi) standartlarını baz almak istediği taktirde  CE  işaretini yine serbestçe kullanabilmektir. Ama bu durumda bile genelde onaylanmış kuruluşlar tarafından gerekli testlerin yapılması ve uygunluğun teyit edilmesi ön şart olarak gündeme gelebilmektedir.Bu maksatla Modüler Yaklaşım Kuramı çerçevesinde A’da H’ye kadar 8 modül geliştirilmiştir.Düşük modüllerde üreticinin uygunlukla yani yeterli sayılırken ,yüksek risk taşıyan ürünlerde uygunluk değerlendirilmesi şart koşulmuştur.
 AT,EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması)’na taraf ülkeler dışında kalan,Topluluk üyesi olmayan bir ülkede faaliyet test ve değerlendirme kuruluşların CE işareti vermesini tanımamakta, müsaade etmemektedir.Çünkü üye ülkelerce belirlenen onaylanmış kuruluşlar listesinin öncelikle AT Komisyonuna sunulmuş olması ve diğer üye ülkelerde de OJEC aracılığı ile duyurulması, yeterlilik sorununun aşılması için bir ön şart olarak öngörülmüştür.Topluluk kuruluşları ile eş değerlendirme (peer assesment) prosedürü üzerinde anlaşmaları gerekli addedilmiştir.

 Her ne kadar,Türkiye AT ilişkileri 11 Aralık 1999 tarihinde gerçekleştirilen ve ülkemizin tam üyeliğe adaylığın tescil edilmesi ile sonuçlanan Helsinki Konferansı ile yeni bir ivme kazanmış ise de  ;”AB Müktesebatının Üstlenmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programı”ile bu müktesebatın üstlenmesine ilişkin Türkiye”Ulusal Programın Uygulanması, koordinasyonu ve İzlenilmesine Dair 20001/2125 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı” çerçevesinde yeniden ele alınmıştır.

 Bugün gelinen noktada,söz konusu  müktesebata uyum gerçekleşse de gerçekleşmese de Türkiye,1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın 10/1 maddesi uyarınca geçiş süresi döneminde Topluluktan gelen ve Topluluk Yönetmenliklerine uygun belgelenmiş olan ürünlerin kendi topraklarında piyasaya sunulması ,hizmete alınmasını mani olmayacağı için uyum gecikmesi giderek ülkemiz aleyhine sonuç doğurucu bir eyleme dönüşmektedir.

 Tek Pazar ,AB mevzuatına uygun olmayan hiçbir ürünü dolaşıma sokmadığı için, Türkiye çıkışlı ürünlerin ihracata konu olabilmesi AT üyesi ülkelerde uygunluk değerlendirme kuruluşlarınca yapılacak testler sonucunda düzenlenecek belgelendirme ile mümkün olabilecek.Türk ihracatçısını At üyesi ülkelerdeki onaylanmış uygunluk değerlendirme kuruluşlarına bağımlı kalması, ihracatımızın %50 den fazlasının Topluluk bünyesine gerçekleştirdiği gerçeği ile çelişki teşkil etmektedir.Çünkü CE işareti taşıması zorunlu yüksek risk gurubuna giren ürünlerde ihracatçılarımızın belgelendirme maliyetindeki artışlar AT içindeki rekabet gücünü düşürmektedir.Halbuki, CE işaretinin AT’ ca kabul gören ülkemiz uygunluk değerlendirme kuruluşlarınca yapılması döviz kazandırıcı bir işleme imkan tanıyacağı gibi,teknolojik açığın kapatılmasında da kısmen yara sağlayacaktır.AB müktesebatına uyum zorunluluğunun diğer bir uzantısı iç piyasaya arz edilecek ürünler için de vazgeçilmez bir mecburiyet içermesi nedeniyle,Türkiye’ye yapılacak teknik ve mali yardımların hızlandırılmasını da temin edecektir.

 Bu itibarla,4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunun yayınlanarak 11.01.2002 tarihinde yürürlülüğe girmesi ile, uygulama usul ve esaslarını belirleyen "Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik", "Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlara Dair Yönetmelik", "CE Uygunluk İşaretinin Ürüne İliştirilmesine ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik" hükümleri de  aynı  tarihlerde  yürürlüğe girmek üzere Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı   Standardizasyon Genel Müdürlüğünce yayın hazır tutulmuştur.Söz konusu yönetmelikler,anılan kanunu 14. maddesine istinaden 17.01.2002 tarih/3530-3531 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı da yürürlülüğe girmiştir.Bu konuda   geliştirilen  A,B,C,D,E,F modüllerinden sadece “A”  için üretici beyanı yeterli sayılırken diğerleri için akredite edilmesi şartı öngörülmüştür. 

 Bu kapsamda,11.01.2002 tarihinden itibaren Direktiflerde yer alan ürünlerin iç piyasaya arzında CE işareti zorunlu olabilmesi için, her şeyden önce başta Sanayi  ve Ticaret Bakanlığı olmak üzere ilgili Bakanlıklar ve kamu kuruluşları taralından hazırlanan  ve  anılan ürünlere CE işareti  iliştirilmesini öngören  teknik  mevzuatın yürürlüğe girmesine bağlıdır. Diğer bir ifadeyle, 21 ürün grubundaki Direktiflerin ilgili Bakanlık ve kamu  kuruluşlarınca öncelikte ulusal mevzuat  haline getirilmesi ve bunların geciktirilmeksizin TC. Resmi Gazetesinde yayınlanmasına  bağlıdır .Zira, bu gruba giren ürünlerin teknik mevzuata uygun olarak üretilip üretilmediğini,güvenliği konusunu denetlemek görevi, 4703 sayılı Kanun
hükümleri gereği bu mevzuatları hazırlayarak yürürlüğe almak görevi yetkili kamu kurum ve
kuruluşlarına verilmiştir. Yetkili kamu kurum ve kuruluşlarının denetlemeleri  sonucunda güvenli
olmadığı tespit edilen ürünlerin piyasaya  arzının geçici olarak durdurulması, arz edilmiş ise
toplatılması, bertaraf edilmesi, yasaklanması, idari para cezalan uygulanabilmesi. Direktiflerin
ulusal mevzuat  haline getirilmesi ile mümkün olacaktır.Bugün için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı “Düşük Voltajlı Cihazlar ve ilgili olarak 73/23/EEC Direktifine uygun yönetmeliği yayınlamasına rağmen yürürlülük tarihini ilan keyfiyetinden itibaren bir yıl süre ile ertelenmiştir.
Yapıla gelen uygulamalar kapsamında ürün sorumluluğu kavramı, "Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Rejimi Karan"(3) nın 4. maddesine yapılan bir ilave ile açıklık getirilmiş ve  bu  kapsamda örneğin CB işareti taşıması zorunlu  ürünlerin ithalinde, her ürün için uygunluk beyanı, test belgeleri, test raporları ve ürünün teknik özelliklerine ait bilgi ve şemaların bulunduğu teknik dosyanın ithal işlemlerinden önce TSE tevdi halinde doğrudan uygunluk belgesi düzenlenmesi  ile çözümlenmiştir.
Bundan böyle, piyasada güvenli ürünlerin yer alması 4703 sayılı Kanun ve Direktiflere uygun olarak ulusal mevzuat haline getirilecek iç düzenlemeler ile anlam bulacaktır.

Süleyman DOĞU
TC Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Baş Müfettişi

E.Ü.İ.İ.B.F. Öğretim Görevlisi

Notlar:
1. 04.06.1985 tarih,OJEC,Nr.C136,www.newapproach.org AT Konseyi Kararı,Bkz. Roma Anlaşması md.100
2. T.C. Resmi Gazetesi:24.03.2001 tarih,24352 mükerrer sayısı,
3. DTTSD  Rejimi Kararı TC. RG. 01.02.1996 tarih,22541 mükerrer sayılı,(Değişiklik:24.12.1997 tarih,23210 sayılı)DTTDS Yönetmelik RG:07.02.1999 tarih,mükerrer 23604 sayılı ve ilgili tebliğ hükümleri.
4. RG. 17.01.2002 tarih,24643 sayılı,
5. RG. 11.01.2002 tarih,24637 sayılı, (Üretici beyanı yeterli sayılmıştır)

 

 



ANA SAYFA | HAKKIMIZDA | HIZMETLER | CE HAKKINDA | AT DIREKTIFLERI | EGITIM | TEMSILCILIKLER | BASVURU & TALEP | LINKLER | SSS | ILETISIM